|
rifki
Ziyaretçi
|
 |
« : Ekim 05, 2009, 09:49:54 ÖÖ » |
|
Toplumumuzda zaman zaman yeterince anlaşılmadan, yerli yersiz kullanılan atasözlerimiz de vardır. Atalarımız bu sözleriyle ne demek istemişlerdir? Neyi amaçlamışlardır? Bu nokta çok önemli. ''Zaman sana uymazsa sen zamana uy'' da bu atasözlerimizden biri. İnsan, elbette zamana, zemine uyacak. Çağın gereklerini yerine getirecek. Yaşamak, başarmak, mutluluk için neler yapılmalı? Zaman geçiyor, değişiyor. Teknoloji dev adımlarla ilerliyor. İletişimdeki gelişim son hızla toplumumuzun hemen her alanına yayılıyor. Bilgi ve teknoloji çağı, ona yetişebildiğimiz ölçüde bizi de geleceğe taşıyacak. Bu sözlere kim hayır der? Bundan otuz kırk yıl öncesinin şartlarına kim dönmek ister? Atasözünün ''zamana uy!'' öğüdünden yola çıkarak, yozlaşan, bozulan bir toplumun olumsuz kurallarını benimsemek mümkün mü? Toplumdaki ahlâkî bozulmayı düzeltmek yerine, ''Ne yapalım? Elimizden bir şey gelmez.'' diyerek yozlaşmayı onaylayabilir miyiz? Çoğunluk, hırsız ve ahlâksızsa, biz de mi hırsız ve ahlâksız olalım? Elbette hayır! Atalarımızın zamana uyma öğüdü, şartların olumlu ve insanî olması ölçüsünde atasözünün mesajıyla uyuşur. Aksi takdirde, atalarımızın bu sözü ''zamanın bozulmasıyla'' anlamını da yitirir. Günümüz şartları neler gerektiriyor? Yapılması gerekenleri görmezlikten gelerek, ''ille de benim zamanımda böyleydi, böyle olmalı!'' diyerek, gelişmeye ayak diremek ne acı! Zaman değişiyor. Toplum kendini yeniliyor. Değişim ve gelişim rüzgârları esiyor. Bu durum hayatın her anına belirgin bir biçimde yansıyor. Değişime, gelişime elbette evet! Ama yozlaşmayı ve bozulmayı değişim ve gelişim olarak görmeye, dolayısıyla da yozlaşmaya ve bozulmaya hayır! Rıfkı Kaymaz
|