Skip to content

Narrow screen resolution Wide screen resolution Increase font size Decrease font size Default font size default color green color orange color
Dinlence
Ocak 08, 2009, 01:56:41 ÖS *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: defterimde kuş sesleri
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Mutluluğun Gizi  (Okunma Sayısı 262 defa)
pretty
Yeni Üye
*

Puan 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 48



Üyelik Bilgileri
« : Mart 16, 2008, 09:33:20 ÖS »

   Mutluluğun Gizi

Bir tüccar Mutluluğun Gizi'ni öğrenmesi için oğlunu insanların en bilgesinin yanına yollamış. Delikanlı bir çölde kırk gün yürüdükten sonra, sonunda bir tepenin üzerinde bulunan güzel bir şatoya varmış. Söz konusu bilge burada yaşıyormuş.

Bir ermişle karşılaşmayı bekleyen bizim kahraman, girdiği salonda hummalı bir manzarayla karşılaşmış: Tüccarlar girip çıkıyor, insanlar bir köşede sohbet ediyor, bir orkestra tatlı ezgiler çalıyormuş; dünyanın dört bir yanından gelmiş lezzetli yiyeceklerle dolu bir masa da varmış. Bilge sırayda bu insanlarla konuşuyormuş ve bizim delikanlı kendi sırasının gelmesi için iki saat beklemek zorunda kalmış.

Delikanlının ziyaret nedenini açıklamasını dikkatle dinlemiş bilge, ama Mutluluğun Gizi'ni açıklayacak zamanı olmadığını söylemiş ona. Gidip sarayda dolaşmasını kendisini iki saat sonra görmeye gelmesini salık vermiş.

"Ama, sizden bir ricada bulanacağım", diye eklemiş, delikanlının eline bir kaşık verip sonra bu kaşığa iki damla sıvıyağ koymuş. "Sarayı dolaşırken bu kaşığı elinizde tutacak ve yağı dökmeyeceksiniz."

Delikanlı sarayın merdivenlerini inip-çıkmaya başlamış, gözünü kaşıktan ayırmıyormuş. İki saat sonra bilgenin huzuruna çıkmış. "Güzel, demiş bilge, peki yemek salonumda ki acem halılarını gördünüz mü?

Bahçıvan Başı'nın yaratmak için on yıl çalıştığı bahçeyi gördünüz mü?

Kütüphanedeki güzel parşömenleri fark ettiniz mi?

Utanan delikanlı hiçbir şey görmediğini itraf etmek zorunda kalmış. çünkü bilgenin kendisine verdiği iki damla yağı dökmemeye çabalamış, başka bir şeye dikkat edememiş.

"Öyleyse git, evrenimin harikalarını tanı", demiş ona bilge, "oturduğu evi tanımadan bir insana güvenemezsin."

İçi rahatlayan delikanlı kaşığı alıp sarayı gezmeye çıkmış. Bu kez, duvarlara asılmış, tavanları süsleyen sanat yapıtlarına dikkat ediyormuş. Bahçeleri, çevredeki dağları, çiçeklerin güzelliğini, bulundukları yerlere yakışan sanat yapıtlarının zarafetini görmüş. Bilgenin yanına dönünce gördüklerini bütün ayrıntılarıyla anlatmış.

"Peki sana emanet ettiğim iki damla yağ nerede?" diye sormuş bilge.

Kaşığa bakan delikanlı, iki damla yağın dökülmüş olduğunu görmüş.

"Peki", demiş bunun üzerine bilgeler bilgesi, "sana verebileceğim tek bir öğüt var: Mutluluğun Gizi dünyanın bütün harikalarını görmektir, ama kaşıktaki iki damla yağı unutmadan." 
Logged

ülkü Duysak
Yeni Üye
*

Puan 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 11


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Mart 21, 2008, 04:31:15 ÖS »

Paylaşım için teşekkürler...
Logged
Gerçek dostum
Bronz Üye
***

Puan 0
Online Online

Mesaj Sayısı: 205



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #2 : Mart 21, 2008, 06:07:42 ÖS »

Pretty çok teşekkürederim
Emek harcadın
Logged

Hilal_*
Gerçek Dostum
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Joomla Bridge by JoomlaHacks.com
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.019 Saniyede 21 Sorgu ile Oluşturuldu

Dinlencem

Listeler

Bilge Öğretmen Eğitim Siteleri domain
Estetik
Top