Skip to content

Narrow screen resolution Wide screen resolution Increase font size Decrease font size Default font size default color green color orange color
Dinlence
Ocak 08, 2009, 01:56:01 ÖS *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: defterimde kuş sesleri
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: 1 ... 7 8 [9] 10
 81 
 : Nisan 20, 2008, 10:10:55 ÖÖ 
Başlatan ülkü Duysak - Son mesaj Gönderen: Gerçek dostum
on gümüş için teşekkürler

 82 
 : Nisan 19, 2008, 12:44:21 ÖS 
Başlatan intibah - Son mesaj Gönderen: umut
salol kardeş

 83 
 : Nisan 19, 2008, 12:39:53 ÖS 
Başlatan ülkü Duysak - Son mesaj Gönderen: Gerçek dostum
Teşekkürler:))

 84 
 : Nisan 18, 2008, 08:42:06 ÖS 
Başlatan ülkü Duysak - Son mesaj Gönderen: ülkü Duysak


    Bir zamanlar Afrika'daki bir ülkede hüküm süren bir kral vardı. Kral, daha çocukluğundan iitbaren arkadaş olduğu, birlikte büyüdüğü bir dostunu hiç yanından ayırmazdı. Nereye gitse onu da beraberinde götürürdü.
   Kralın bu arkadaşının ise değişik bir huyu vardı. İster kendi başına gelsin ister başkasının, ister iyi olsun ister kötü, her olay karşısında hep aynı şeyi söylerdi:
-Bunda da bir hayır var!
  Bir gün kralla arkadaşı birlikte ava çıktılar. Kralın arkadaşı tüfekleri dolduruyor, krala veriyor, kral da ateş ediyordu. Arkadaşı muhtemelen tüfeklerden birini doldururken bir yanlışlık yaptı ve kral ateş ederken tüfeği geriye doğru patladı ve kralın baş parmağı koptu.
Durumu gören arkadaşı her zamanki sözünü söyledi:
 -Bunda da bir hayır var!
  Kral acı ve öfkeyle bağırdı:
 -Bunda hayır filan yok! Görmüyor musun, parmağım koptu?'Sonra da kızgınlığı geçmediği için arkadaşını zindana attırdı.
  Bir yıl kadar sonra, kral insan yiyen kabilelerin yaşadığı ve aslında uzak durması gereken bir bölgede birkaç adamıyla birlikte avlanıyordu. Yamyamlar onları ele geçirdiler ve köylerine götürdüler. Ellerini, ayaklarını bağladılar ve köyün meydanına odun yığdılar. Sonra da odunların ortasına diktikleri direklere bağladılar.
  Tam odunları tutuşturmaya geliyorlardı ki, kralın başparmağının olmadığını fark ettiler. Bu kabile, batıl inançları nedeniyle uzuvlarından biri eksik olan insanları yemiyordu. Böyle bir insanı yedikleri takdirde başlarına kötü olaylar geleceğine inanıyorlardı. Bu korkuyla, kralı çözdüler ve salıverdiler. Diğer adamları ise pişirip yediler.
  Sarayına döndüğünde, kurtuluşunun kopuk parmağı sayesinde gerçekleştiğini anlayan kral, onca yıllık arkadaşına reva gördüğü muameleden dolayı pişman oldu. Hemen zindana koştu ve zindandan çıkardığı arkadaşına başından geçenleri bir bir anlattı.
-Haklıymışsın!' dedi. Parmağımın kopmasında gerçekten de bir hayır varmış. İşte bu yüzden, seni bu kadar uzun süre zindanda tuttuğum için özür diliyorum.Yaptığım çok haksız ve kötü birşeydi.
-Hayır, diye karşılık verdi arkadaşı. Bunda da bir hayır var.
-Ne diyorsun Allah aşkına?diye hayretle bağırdı kral. Bir arkadaşımı bir yıl boyunca zindanda tutmanın neresinde hayır olabilir?

-Düşünsene, ben zindanda olmasaydım, seninle birlikte avda olurdum, değil mi? Sonrasını düşünsene.


ALINTI

 85 
 : Nisan 18, 2008, 04:12:08 ÖS 
Başlatan ülkü Duysak - Son mesaj Gönderen: ülkü Duysak

PEYGAMBER ALEYHİSSELAM, bir gün Medine pazarına çıktı. Yanında on gümüş kadar parası vardı. Kendisine dört gümüşe bir gömlek satın aldı. Ancak, bir fakir adam gelip, kendisinden o gömleği istedi. Resulullah gömleği ona verdi. Geriye dönüp dört gümüşe bir gömlek daha satın aldı. Derken, ağlayan küçük bir kız çocuğu gördü ve yanına yaklaşıp neden ağladığını sordu.
“Ev sahibim bana un almam için iki gümüş vermişti” dedi küçük kız, gözyaşlarını silerek. “Ama ben parayı kaybettim.”

Resulullah, yanında kalan son iki gümüşü de o kız çocuğuna verdi.

“Ağlama, unu bununla alabilirsin!” buyurdu.

Paraları alan küçük kızın ağlaması bir miktar durduysa da, tamamen kesilmedi.

“Ama eve geç kaldığım için beni dövecekler!” dedi hıçkırarak.

Peygamber Aleyhisselam kızın elini tuttu, gittiler unu aldılar. Bir elinde küçük kız, öteki elinde un, beraber kızın evine doğru yola çıktılar.

Akşam vaktiydi. Ev sahibi küçük hizmetçisini beklerken, karşısında Âlemlerin Efendisi’ni görünce hem çok şaşırdı, hem de çok sevindi.

Peygamber Aleyhisselam:

“Geç kaldığı için ceza almaktan korkuyordu. Sakın onu dövmeyin!” buyurdu.

Ev sahibi:

“Ey Allah’ın Resulü! Sizin evimi şereflendirmenize sebep olduğu için ben onu azad ediyorum, artık hürdür!” dedi.

Peygamber Aleyhisselam bu işe çok sevindi ve:

“Allah’ım şu on gümüş ne kadar da bereketli imiş. Onunla bana ve bir fakire gömlek giydirttin ve bu kız çocuğunu sevindirip, hürriyetine kavuşturdun!”



ALINTI

 86 
 : Nisan 17, 2008, 08:16:24 ÖS 
Başlatan rifki - Son mesaj Gönderen: Gerçek dostum
Gülümseme) Teşekkürler

 87 
 : Nisan 16, 2008, 10:02:08 ÖS 
Başlatan rifki - Son mesaj Gönderen: rifki
YAZARLAR KİTAP İMZALADI     
Cumartesi, 12 Nisan 2008 
Sorgun İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ ne kitap bağışında bulunan Çocuk Edebiyatçıları Birliği ve Türkiye Gönüllü Eğitimciler Derneği üyesi yazarlar için ‘İmza Günleri’ düzenlendi.

Sorgun Mehmet Akif Ersoy İlköğretim Okulu Tiyatro Salonu’ nda gerçekleştirilen ‘İmza Günleri’ ne katılmak için Ankara’ dan gelen Eğitimci-Yazar Seyit Ahmet Yozgat, Nazmi Şimşek, Üzeyir Gündüz, Rıfkı Kaymaz, Şeyma Gündüz Yüksel, Yılmaz Erdoğan öğrencilere kitaplarını imzaladı.

‘İmza Günü’ yle ilgili olarak Anadolu Ajansı’ na bir açıklama yapan İlçe Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı:

“Sorgun Okuyor’ kampanyası kapsamında İlçemizdeki okullarımıza kitap bağışında bulunan yazarlarımızı öğrencilerimize tanıtmak amacıyla ‘İmza Günleri’ düzenlemiş bulunmaktayız.
Bugün ve yarın olmak üzere iki gün sürecek olan ‘İmza Günleri’ paralelinde çeşitli etkinlikler de yapılacak. Bunlardan ilki bu akşam İlyas Arslan Kültür Salonu’ nda saat 20.00 de gerçekleştirilecek. ‘Öğrenme ve Çocuk’ isimli panele tüm velilerimiz davetlidir. Önümüzdeki günlerde hem ‘İmza Günleri’ miz hem de bu tip etkinliklerimiz sürecek” dedi.

İlçe Milli Eğitim Müdürü Yazıcı, bu etkinliğe katılan tüm yazarlara teşekkür ettiğini de sözlerine ekledi.
 
  www.sorgunpastasi.com

 88 
 : Nisan 16, 2008, 07:20:18 ÖS 
Başlatan intibah - Son mesaj Gönderen: Gerçek dostum
sağol kardeş

 89 
 : Nisan 16, 2008, 01:12:43 ÖÖ 
Başlatan intibah - Son mesaj Gönderen: intibah
http://www.youtube.com/watch?v=HY6G1OiWYfg

 90 
 : Nisan 15, 2008, 08:14:36 ÖS 
Başlatan Gerçek dostum - Son mesaj Gönderen: Gerçek dostum
Brunei’de sucu yaşarmış. Biri çatlak biri sağlam kovaymış idi. Sucu Hussy:
— Gelin size su dağıtıyorum. 3 YTL.
Bayan Şermin:
— Hussy ne kadar da güzelsiniz.
  Âlice:
— Amca zahmet oldu.
Hussy Amca çok duygulandı.
Sağlam Kova:
—Çatlak kova Bayanın bacaklara bak diye fısıldadı.
 Hussy amca kızdı:
— Niye fısıldatıyorsunuz! Diye bağırdı.
Hussy amca kovaların ağzına bant yapıştırdı.
  Hussy amca orada ayrıldı.
Çiçekleri suluyor, herkese götürüyordu.
Ve Bayan Şermin’e geldi
 
Sucu Hussy:
— Bayan Şermin size çiçek getirdim. Bu da sana tatlı kız dedi.
Bayan Şermin çok sevindi
Hilal



Sayfa: 1 ... 7 8 [9] 10
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Joomla Bridge by JoomlaHacks.com
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.023 Saniyede 18 Sorgu ile Oluşturuldu

Dinlencem

Listeler

Bilge Öğretmen Eğitim Siteleri domain
Estetik
Top